Loading...

Dr. Şenay Yener Öztürk Kliniğine Hoşgeldiniz

Ameliyatsız Diz Kireçlenmesi Tedavisi

Ameliyatsız Diz Kireçlenmesi Tedavisi

Diz Kireçlenmesi (Gonartroz) Nedir? Ameliyatsız Yeni Nesil Diz Kireçlenmesi Tedavi Yöntemleri

Diz eklemi, vücudumuzun tüm yükünü taşıyan, yürüme, koşma, merdiven çıkma gibi günlük en temel fonksiyonlarımızı gerçekleştirmemizi sağlayan en büyük ve en karmaşık eklemdir. Bu eklemin pürüzsüz hareket etmesini sağlayan unsur, kemik uçlarını kaplayan ve şok emici bir yastık görevi gören eklem kıkırdağıdır.
 
Tıbbi adı gonartroz olan diz kireçlenmesi; bu özel kıkırdak dokunun zamanla aşınması, incelmesi, yapısal özelliğini kaybetmesi ve ilerleyen dönemlerde tamamen ortadan kalkarak kemiklerin birbirine sürtünmesi ile karakterize kronik, dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Kireçlenme terimi halk arasında kemiklerin üzerinde kireç tabakası birikmesi gibi algılansa da, durum aslında eklem içi yapıların ve hidrasyonun (sıvı dengesinin) kaybı ile giden bir doku yaşlanması ve harabiyetidir.
 
Diz Kireçlenmesinin Nedenleri: Dizlerimiz Neden Aşınır?
Diz kireçlenmesi tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Çoğunlukla mekanik, genetik ve metabolik faktörlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir. Klinik pratiklerimizde en sık karşılaştığımız risk faktörleri şunlardır:
 
Yaş Faktörü ve Hücresel Yaşlanma: Yaş ilerledikçe kıkırdak dokunun kendini yenileme kapasitesi, kollajen üretimi ve eklem içi sıvı kalitesi azalır.
 
Obezite ve Aşırı Yüklenme: Dizler, ayakta dururken vücut ağırlığının yaklaşık 3-4 katı, merdiven çıkarken ise 5-6 katı oranında bir yüke maruz kalır. Fazla kilolar, kıkırdak üzerindeki mekanik baskıyı artırarak aşınma sürecini geometrik olarak hızlandırır.
 
Mekanik Akis Bozuklukları (O Bacak / X Bacak): Bacaklardaki yapısal eğrilikler (Genu varum veya Genu valgum), vücut ağırlığının diz eklemine eşit dağılmasını engeller. Yükün sadece iç veya dış kompartmana binmesi, o bölgedeki kıkırdağın erken bitmesine yol açar.
 
Geçmiş Dönem Travmaları ve Spor Yaralanmaları: Eski menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ (ÖÇB) yaralanmaları, diz içi kırıklar veya bağ laksiteleri (gevşeklikleri), eklemin biyomekaniğini bozarak yıllar sonra sekonder gonartroza zemin hazırlar.
 
Genetik Yatkınlık: Ailesinde erken yaşta diz kireçlenmesi veya protez ameliyatı öyküsü olan bireylerde kıkırdak kalitesinin kalıtsal olarak daha zayıf olduğu bilinmektedir.
 
Mesleki Faktörler ve Hareketsizlik: Sürekli diz çökerek çalışmak, ağır kaldırmak ya da tam tersi aşırı sedanter (hareketsiz) bir yaşam sürerek diz çevresi kaslarını (özellikle quadriceps) zayıflatmak eklem yükünü artırır.Diz Kireçlenmesinin Evreleri Nelerdir?
 
Detaylı Fizik Muayene: Hastanın yürüme paterni incelenir, bacak ekseni değerlendirilir, eklem hareket açıklığı derecelendirilir ve palpasyonla (elle muayene) hassas noktalar tespit edilir. Bağların stabilitesi test edilir.
 
Direkt Grafi (Röntgen): Ayakta basarak çekilen diz röntgenleri, kemik yapıyı ve eklem aralığındaki daralmayı göstermede ilk ve en önemli adımdır. Evreleme genellikle röntgene göre yapılır.
 
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): Kıkırdak dokunun erken dönem hasarlarını, kemik iliği ödemini, gizli kırıkları, menisküs yırtıklarını ve bağ yaralanmalarını mikrometrik düzeyde gösteren altın standarttır. Özellikle erken evre ameliyatsız tedavilerin planlanmasında MR kılavuzluğu şarttır.
 
Laboratuvar Tetkikleri: Diz kireçlenmesi mekanik bir aşınmadır. Ancak inflamatuar eklem romatizmalarıyla (Romatoid Artrit, Gut vb.) ayrımı yapmak için kan tahlillerinde enfeksiyon ve romatizma parametrelerine (CRP, Sedimantasyon, Romatoid Faktör, Ürik Asit) bakılabilir.
 
 
 

Diz Kireçlenmesinin Evreleri Nelerdir?

Gonartroz sinsice ilerleyen bir hastalıktır. Tedavi planlamasını doğru yapabilmek ve hastaya en uygun ameliyatsız seçeneği sunabilmek için hastalığın hangi evrede olduğunu radyolojik ve klinik olarak saptamak gerekir. Kelgren-Lawrence derecelendirme sistemine göre diz kireçlenmesi 4 ana evreye ayrılır:
 
Evre 1: Başlangıç Dönemi (Şüpheli Kıkırdak Hasarı)
Bu evrede röntgen filmlerinde belirgin bir değişiklik görülmeyebilir, ancak MR (Manyetik Rezonans) incelemelerinde kıkırdakta hafif yumuşamalar ve ödem odağı saptanabilir. Hasta genellikle uzun yürüyüşlerden sonra veya hava değişimlerinde dizinde hafif bir sızı ve yorgunluk hisseder. Eklem aralığı henüz doğaldır.
 
Evre 2: Hafif Evre (Erken Dönem Kireçlenme)
Radyolojik olarak eklem aralığında hafif bir daralma başlar. Kemik uçlarında osteofit adı verilen küçük kemik çıkıntıları (dikenleri) belirmeye başlar. Hasta merdiven inerken veya çömelirken dizinin önünde veya içinde ağrı hisseder. Eklemde ara sıra hafif çıtırtı sesleri (krepitasyon) duyulabilir. Bu evre, hücresel ve yeni nesil rejeneratif tedavilerden (Akıllı Plazma, Ozon, Kitosan) en yüksek faydanın sağlandığı altın dönemdir.
 
Evre 3: Orta Evre (İlerlemiş Kıkırdak Kaybı)
Eklem aralığındaki daralma belirgindir. Kıkırdak doku birçok bölgede incelmiş ve yer yer dökülmüştür. Kemik altı dokuda sertleşmeler (subkondral skleroz) başlar. Hastanın ağrıları süreklilik kazanır; düz yolda yürürken bile ağrı oluşur, sabahları dizde 10-15 dakika süren kısa süreli sertlik (tutukluk) görülür. Dizde inflamasyona bağlı sıvı artışı (sinovit) ve şişlikler sık tekrarlar.
 
Evre 4: İleri Evre (Ciddi/Son Dönem Kireçlenme)
Kıkırdak doku neredeyse tamamen yok olmuştur. Kemik kemiğe sürtünmektedir. Büyük kemik çıkıntıları eklem hareketini mekanik olarak kilitler. Bacakta gözle görülür eğilme (genellikle içe doğru parantezleşme) meydana gelir. Hasta artık istirahatte bile, gece uykudan uyandıran şiddetli ağrılardan şikayetçidir. Yürüme mesafesi birkaç yüz metreye kadar düşmüştür.
 
Diz Kireçlenmesinin Belirtileri: Hangi Şikayetler Kireçlenmeyi İşaret Eder?
Diz kireçlenmesi olan bir hastanın kliniğe başvurusundaki temel şikayetler kroniktir ve zamanla şiddetini artırır:
 
Diz Kireçlenmesinde Tanı Yöntemleri: Doğru Teşhis Nasıl Konulur?
Diz ağrısıyla başvuran bir hastada doğru tedavi protokolünü belirlemek, ağrının kaynağının sadece kıkırdak mı, yoksa eşlik eden menisküs, bağ veya tendon hasarı mı olduğunu anlamaktan geçer.
 
Harekete Bağlı Artan Ağrı: En tipik belirtidir. Diz yüke bindikçe (yürüme, merdiven, yük taşıma) ağrı artar, dinlenmekle hafifler. İleri evrelerde istirahat ağrısına döner.
 
Eklemde Sertlik ve Tutukluk: Özellikle sabahları yataktan kalkarken veya uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkıldığında dizde bir sertlik hissedilir. Birkaç adım attıktan sonra eklem hafifçe "açılır".
 
Ses Gelmesi (Krepitasyon): Diz bükülüp açılırken eklem içinden kıtırtı, sürtünme veya çıtırtı seslerinin gelmesi, kıkırdak yüzeyinin pürüzsüzlüğünü kaybettiğinin net bir göstergesidir.
 
Eklem Şişliği ve Isı Artışı: Kıkırdaktan kopan küçük parçacıklar eklem kapsülünü (sinovyum) irite eder. Vücut bu iritasyonu azaltmak için eklem içi sıvısını aşırı üretir. Halk arasında "diz su toplaması" denilen bu durum, dizde şişliğe, gerginliğe ve lokal ısı artışına yol açar.
 
Hareket Kısıtlılığı ve Topallama: Zamanla dizin tam olarak düzleştirilememesi (ekstansiyon kaybı) veya tam bükülememesi (fleksiyon kaybı) gelişir. Hasta adımlarını tam atamaz ve topallayarak yürümeye başlar.
 
Kas Atrofisi (Zayıflama): Ağrı nedeniyle hastanın o bacağını daha az kullanması, uyluk ön bölgesindeki quadriceps kasının zamanla erimesine (atrofi) neden olur. Bu da diz eklemine binen yükün daha da artmasına yol açan kısır bir döngü başlatır.
 

Ameliyatsız Yeni Nesil Diz Kireçlenmesi Tedavileri

Birçok hasta diz kireçlenmesi tanısı aldığında tek çarenin büyük bir cerrahi operasyon ve diz protezi olduğunu düşünür. Oysa ki cerrahi, evre 4 olan ve tüm ameliyatsız yöntemlerin denenmesine rağmen yanıt alınamayan hastalar için en son çaredir. Evre 1, 2 ve 3 düzeyindeki hastalar için kliniğimizde uyguladığımız kombine ameliyatsız tedavi protokolleri, ağrıyı kesmede, eklem hareketini geri kazandırmada ve cerrahi ihtiyacını çok uzun yıllar ertelemede son derece başarılı sonuçlar vermektedir.
 
İşte ameliyatsız diz kireçlenmesi tedavisinde kullandığımız en güncel ve etkili yöntemler:
 
1. Otolog Akıllı Plazma (APS - Autologous Protein Solution) Tedavisi
Geleneksel PRP tedavilerinin çok daha ötesine geçen Otolog Akıllı Plazma (APS), diz kireçlenmesinde hücresel tedavinin ulaştığı en son teknolojidir. Standart PRP uygulamaları sadece trombosit yoğunluğuna odaklanırken, Akıllı Plazma sistemi kıkırdak yıkımına yol açan kötü huylu proteinleri (sitokinleri) hedef alır.
 
Akıllı Plazma Dize Nasıl Etki Eder ve Neden Daha Etkilidir?
Diz kireçlenmesi gelişen eklemde kıkırdağı hızla eriten, "İnterlökin-1" (IL-1) adı verilen inflamatuar (iltihabi) proteinler mevcuttur. Akıllı Plazma sistemi, hastanın kendi kanından hem yüksek yoğunlukta büyüme faktörleri elde eder hem de IL-1 proteinini tamamen bloke eden "İnterlökin-1 Reseptör Antagonisti" (IL-1Ra) gibi koruyucu proteinleri (sitokinleri) devasa oranlarda konsantre hale getirir.
 
Kıkırdak Yıkımını Durdurur: Diz içine enjekte edildiğinde kıkırdağı yıkan mekanizmayı hücresel düzeyde kilitler.
 
Yoğun Dokular Arası Onarım: Standart bir PRP enjeksiyonuna kıyasla çok daha zengin büyüme faktörü içerdiği için kıkırdak ve altındaki kemik iliği ödeminde daha hızlı ve güçlü bir iyileşme uyarısı başlatır.
 
Uzun Ömürlü Klinik Başarı: Akıllı Plazma en büyük avantajını seans sayısında ve kalıcılıkta gösterir. Genellikle tek bir seans uygulama, dizdeki ağrıyı kontrol altına almada ve kıkırdağı korumada 1 ila 2 yıl boyunca yüksek etkinlik gösterir.
 
2. Diz Kireçlenmesinde Ozon Treatmanı (Medikal Ozon Enjeksiyonu)
Medikal ozon ($O_3$), üç oksijen atomundan oluşan, yüksek enerjili ve güçlü aktif bir gazdır. Diz içi enjeksiyon şeklinde uygulandığında, kireçlenmenin yarattığı kronik enflamatuar süreci kırma yeteneğine sahiptir.
 
Ozon Tedavisi Dize Nasıl Etki Eder?
Anti-inflamatuar ve Ödem Çözücü Etki: Diz kireçlenmesinde ağrının en büyük kaynaklarından biri, eklem içindeki mikrobik olmayan iltihaptır (sinovit). Ozon gazı, sitokin dengesini düzenleyerek buradaki iltihabı ve şişliği hızla kurutur.
 
Hücresel Oksijenasyonu Artırma: Enjekte edilen ozon, o bölgedeki mikrosirkülasyonu (kılcal damar kan akımını) artırır. Dokulara daha fazla oksijen gitmesini sağlayarak kıkırdak hücrelerinin (kondrositlerin) metabolizmasını uyarır.
 
Ağrı Reseptörlerinin Blokajı: Ozon, ağrı sinyallerini taşıyan sinir uçlarını regüle ederek hastanın işlem sonrası hızlı bir rahatlama hissetmesini sağlar.
 
Nasıl Uygulanır ve Kaç Seans Sürer?
Tamamen steril şartlarda, diz ekleminin anatomik boşluğuna çok ince iğneler vasıtasıyla uygun doz ve hacimde medikal ozon gazı verilir. İşlem neredeyse ağrısızdır. Hastanın evresine bağlı olarak haftada 1 veya 2 kez olmak üzere toplam 4 ila 6 seans arasında protokoller düzenlenir. Akıllı Plazma veya Kitosan tedavileriyle kombine edildiğinde sinerjik ve mükemmel bir etki gösterir.
 
3. Biyoteknolojik Kitosan (Chitosan) Enjeksiyonleri
Son yıllarda dünya çapında ve ülkemizde tıp dünyasında oldukça revaçta olan Kitosan, diz kireçlenmesi tedavisinde çığır açan biyoteknolojik bir moleküldür. Doğal bir polimer olan kitasan, diz eklem yapısıyla mükemmel bir biyouyumluluğa sahiptir.
 
Kitosan Enjeksiyonunun Avantajları Nelerdir?
Diz içine uygulandığında jelsi ve koruyucu bir matriks (perde) oluşturan kitasan, çok yönlü bir mekanizmayla çalışır:
 
Mekanik Koruma ve Sürtünmeyi Önleme: Kemik yüzeylerin birbirine doğrudan temas etmesini engelleyen mikro-koruyucu bir bariyer işlevi görür. Bu sayede dizden gelen çıtırtı sesleri ve sürtünmeye bağlı gelişen ağrılar hızla azalır.
 
Kıkırdak Hücreleri İçin İskele Görevi: Aşınmış kıkırdak bölgelerinde hücresel onarımın gerçekleşebilmesi için biyolojik bir "iskele" (scaffold) oluşturur. Vücudun kendi onarım hücrelerinin bu bölgeye tutunmasını kolaylaştırır.
 
Uzun Salınımlı Etki: Eklem içinde kolayca yıkılmadığı için uzun süreli bir mekanik koruma konforu vadeder. Kliniğimizde özellikle kıkırdak kaybı belirginleşmiş evre 2 ve evre 3 hastalarda sıklıkla tercih ettiğimiz, son dönemlerin en popüler ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biridir.
 
 
 
4. Nöralterapi (Otonom Sinir Sistemi ve Eklem Regülasyonu)
Kliniğimizde diz kireçlenmesi şikayetlerinde lokal enjeksiyonları mutlaka Nöralterapi konseptiyle desteklemekteyiz. Nöralterapi; kısa etkili lokal anesteziklerin (genellikle prokain veya lidokain) cilde, bağlara, tetik noktalara ve eklem segmentlerine çok özel tekniklerle uygulanması esasına dayanan bilimsel bir regülasyon tedavisidir.
 
Nöralterapinin Diz Kireçlenmesindeki Rolü Nedir?
Vaskülarizasyon (Kan Akımı) Artışı: Diz kireçlenmesinde o bölgedeki otonom sinir liflerinde ve kılcal damarlarda gerginlik (sempatikotonik durum) söz konusudur. Nöralterapi, bu lifleri regüle ederek diz çevresindeki kan dolaşımını ve doku beslenmesini maksimum seviyeye çıkarır.
 
Kronik Ağrı Hafızasının Silinmesi: Yıllarca süren diz ağrıları, sinir sisteminde bir "ağrı hafızası" oluşturur. Nöralterapi, hücre zarı potansiyelini yeniden dengeleyerek bu hatalı ağrı sinyallerinin beyne iletilmesini engeller.
 
Bütüncül Yaklaşım: Sadece diz ekleminin içini değil; dizin arka kısmını, uyluk kaslarını, kalça ve bel omurgasıyla olan segmental ilişkisini de tedavi eder. Genellikle haftada 1-2 seans olmak üzere toplam 4-6 seans şeklinde planlanır.
 
5. Proloterapi ve Diz Bölgesi Mezoterapisi
Proloterapi: Diz eklemini bir arada tutan ve kireçlenme nedeniyle gevşeyen bağların (iç yan bağ, dış yan bağ, patellar tendon vb.) kemiğe yapışma yerlerine yüksek yoğunluklu şekerli su çözeltisi (dekstroz) enjekte edilmesi esasına dayanır. Bu enjeksiyon bölgede kasıtlı, steril bir inflamasyon yaratarak bağların kalınlaşmasını, sıkılaşmasını ve eklemi daha güçlü tutmasını sağlar. Gevşek bağlar sıkılaştığında, kıkırdak üzerindeki asimetrik yük azalır.
 
Diz Mezoterapisi: Anti-inflamatuar ajanlar, doğal bitkisel ekstraktlar ve mikro-sirkülasyon artırıcı solüsyonlardan oluşan özel kokteyllerin, diz çevresindeki ağrılı dokuların hemen altına (mezoderm tabakasına) mikro iğnelerle zerk edilmesidir. Sistemik yan etki yaratmadan diz çevresi kas spazmlarını ve tendon gerginliklerini çözmede mükemmel bir destekçidir.
 
 
 
Diz Kireçlenmesinde Evde Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Klinikte uyguladığımız hiçbir hücresel enjeksiyon veya tamamlayıcı tıp yöntemi, hasta günlük yaşamındaki mekanik hataları düzeltmediği sürece %100 kalıcı başarıya ulaşamaz. Ameliyatsız diz tedavilerini mutlaka şu yaşam tarzı modifikasyonlarıyla desteklemelisiniz:
 
1. Kilo Yönetimi (En Kritik Faktör)
Verilen her 1 kilo, diz eklemi üzerindeki mekanik baskıyı yürürken 4 kilo, merdiven çıkarken ise 6 kilo azaltır. Sadece %5 ila %10'luk bir kilo kaybı bile kireçlenme ağrılarında enjeksiyonlar kadar belirgin bir rahatlama sağlayabilir.
 
2. Doğru Egzersiz ve Kas Güçlendirme
Hareketsizlik kıkırdağın düşmanıdır çünkü kıkırdak dokuda damar yoktur; eklem sıvısından difüzyon yoluyla beslenir. Bu beslenmenin olabilmesi için eklemin hareket etmesi gerekir.
 
Quadriceps ve Hamstring Egzersizleri: Uyluk kaslarını güçlendiren düz bacak kaldırma egzersizleri, diz kapağına binen yükü kasların üzerine devreder.
 
Düşük Etkili Aktiviteler: Dizleri çarpmaya ve ani yüklere maruz bırakmayan yüzme, su içi egzersizleri ve düz yolda tempolu yürüyüşler ile kondisyon bisikleti kullanımı eklem sağlığı için idealdir.
 
Kaçınılması Gerekenler: Derin çömelmeler (squat), bağdaş kurarak oturmak, alaturka tuvalet kullanımı ve diz üstünde uzun süre kalmak kıkırdak aşınmasını doğrudan tetikler.
 
3. Doğru Ayakkabı Seçimi ve Ortez Kullanımı
Tabanı şok emici (darbe emici) özelliğe sahip, hafif topuk desteği olan ortopedik ayakkabılar tercih edilmelidir. Babetler veya çok yüksek topuklular diz biyomekaniğini bozar.
 
Eğer bacak ekseninde içe doğru eğilme (varus) varsa, doktor önerisiyle kullanılacak lateral kamalı (dış tarafı destekli) tabanlıklar yükün dizin iç kısmından dış kısmına aktarılmasını sağlayarak ağrıyı azaltır.
 
Sıkça Sorulan Sosyal ve Tıbbi Sorular (Diz Kireçlenmesi SSS)
Otolog Akıllı Plazma (APS) ile standart PRP arasındaki fark nedir?
Standart PRP tedavileri genellikle 2-3 hafta arayla 3 seans uygulanır ve temel amacı dokuya büyüme faktörü sağlamaktır. Otolog Akıllı Plazma (APS) ise özel bir santrifüj ve ayrıştırma teknolojisiyle kandaki kıkırdak yıkıcı proteinleri (IL-1) engelleyen koruyucu antikorları da süper-konsantre hale verir. Bu sayede hem kıkırdak yıkımını hücresel düzeyde durdurur hem de tek seanslık uygulama ile PRP'ye oranla çok daha uzun ömürlü (1-2 yıl arası) klinik etkinlik sağlar.
 
Kitosan enjeksiyonunun dize faydası nedir, neden bu kadar revaçta?
Kitosan, eklem içinde jel kıvamında biyolojik bir iskele ve koruyucu perde oluşturur. Kireçlenmiş dizlerde kemiklerin birbirine sürtünmesini mekanik olarak azalttığı ve vücudun kendi onarım mekanizmalarına zemin hazırladığı için son yıllarda oldukça popülerleşmiştir. Diz hareketlerini anında rahatlatma kabiliyeti yüksektir.
 
Diz kireçlenmesinde Nöralterapi neden gereklidir?
Kireçlenme sadece kıkırdağın değil, o bölgedeki sinirsel iletimin, bağların ve kılcal damarların da etkilendiği bütüncül bir problemdir. Nöralterapi, otonom sinir sistemini regüle ederek diz çevresindeki kılcal damarları genişletir, bölgeye giden kan akımını (beslenmeyi) artırır ve kronikleşmiş diz ağrısı hafızasını sinirsel düzeyde siler.
 
Ne zaman diz protezi (cerrahi) gerekir?
Hasta son evreye (Evre 4) gelmişse, eklem aralığı tamamen kapanıp kemikler birbirine sürtünüyorsa, istirahat ve gece ağrıları hastayı uyutmuyorsa ve en önemlisi kliniğimizde uyguladığımız Akıllı Plazma, Ozon, Kitosan ve Nöralterapi gibi gelişmiş ameliyatsız kombinasyonların tümüne rağmen hastanın günlük yaşam kalitesi artırılamıyorsa, o zaman cerrahi (protez) seçeneği düşünülmelidir.
 
Bu yeni nesil enjeksiyonların bir yan etkisi var mıdır?
Akıllı Plazma ve Nöralterapi gibi yöntemler tamamen biyolojik veya regülasyona dayalı tedavilerdir (Akıllı Plazmada hastanın kendi kanı kullanılır). Kitosan ise biyouyumlu doğal bir polimerdir. Steril klinik şartlarında, uzman bir hekim tarafından doğru anatomik planlamayla uygulandığında bu işlemlerin ciddi hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır.
 
Not: Diz ağrılarınızın tam evresini öğrenmek, bir radyolog gözüyle eklem yapınızı değerlendirmek ve size özel güncel ameliyatsız tedavi protokolünü (Otolog Akıllı Plazma, Ozon, Kitosan, Nöralterapi) planlamak için klinik randevunuzu oluşturabilir, tetkiklerinizle (Röntgen/MR) birlikte muayenemize başvurabilirsiniz.